02-25-2005, 02:07 AM
![[Image: rally05.jpg]](http://www.teknomag.com/arsiv/haber/subat05/rally05.jpg)
Colin McRae Rally türünün öncüsü olmasının yanı sıra aynı zamanda türün günümüze kadar gelen standartlarını da belirleyen bir seri olma özelliğini de taşıyan bir yapım. 1998 yılından günümüze kadar gelen seri 2005'te 5. yapımıyla karşımızda. Fakat bu kez durum epey farklı görünüyor. Daha önce özellikle PC platformu düşünüldüğünde kalite ve içerik açısından rakipsiz olan yapımın karşısında bu kez Richard Burns Rally gibi ciddi rakipler duruyor. Colin amca bu kez bize daha fazla şey sunmalı ve sanırım yapımcı Codemasters'ta bunun farkında. Bu aynı zamanda işlerin kızışacağının habercisi; daha önce türün gelişimine yön verme serbestliğine sahip olan CMR, yenilikçi fikirlere sahip rakip yapımlarla ile ilk kez bu kadar ciddi bir biçimde karşı karşıya kalıyor. Codemasters gelecek planlarını ve beklentilerini tekrar gözden geçirmek zorunda. Çünkü rakipleri birçok yenilikçi fikri hayata geçirmiş durumda. Bizim açımızdan bu iyiye işaret: Rekabet oyuncular için her zaman daha kaliteli yapımların çıkmasını sağlayacaktır. Nitekim öyle de olmuş, Codemasters tecrübesini ve geçmişinin de desteğiyle bu kez bütün kozlarını ortaya çıkarmış ve çıtayı bir boy daha yükseltmiş.
Colin McRae Rally 2005 başlığı altında oyunculara sunulan oyunda, yapımcının eleştirilen yönlerine bu kez çok daha ciddi bir biçimde yaklaşıldığı belli oluyor. Önceki yapımla karşılaştırıldığında göze çarpan birçok yenilik ve seçeneklerin bolluğu ilk izlenimlerimizde oldukça tatmin edici görünüyordu. Şu an elimizde oyunun tam sürümü duruyor ve öyle görünüyor ki yapımcı yine türünün en güçlü temsilcisini üretmeyi başarmış. DVD formatında oyuncuların beğenisine sunulan yapım, 3.4 GB'a yaklaşan boyutuyla iddiasını doğruluyor. Elimizde ıvır zıvırlarla dolu bir DVD yerine Codemasters'ın 'pure gameplay' anlayışına uygun, boyutlarıyla sınırı zorlayan, İngilizlerin dediğiyse 'armed to the teeth' bir dvd medyada sunulan safkan bir ralli oyunu bulunuyor.
Serinin 5. temsilcisinin göze çarpan birçok yeni özelliği bulunuyor. Bunların arasında ilk olarak Almanya rallisinin de yeni yapımda yer aldığını görüyoruz. Almanya asfalt, beton asfalt ve toprak kısımlara sahip karma parkurlardan oluşan yüksek tempolu, sert viraj ve dönüşlerin yanı sıra araçların sınırlarını zorlayabilecek düzlüklere sahip oldukça eğlenceli bir ralli. Yol yapısının değişkenliği, dar geçişler ve sert dönüşler yapımı takip eden oyun severler için oldukça alışılmadık farklı bir deneyim sunuyor. 8 parkurdan oluşan Almanya rallisinin oyuna farklı bir tat kattığı bir gerçek. Bunun dışında Britanya, İsveç, ABD, Finlandiya, Avustralya, İspanya, Yunanistan ve Japonya da dahil olmak üzere 9 farklı ülkede 72 parkura ek olarak 4 özel etapta toplam 76 parkurda yarışabiliyoruz ki bu oldukça etkileyici bir rakam. Her ülkenin kendine özel yol koşulları bulunuyor. Örneğin Yunanistan parkurları kırıcılığıyla ön plana çıkarken, İspanya dar asfalt virajlarıyla, Avustralya toprak zeminiyle ön plana çıkıyor. Her ülkenin olduğu gibi her pistin de zemin özellikleri, zorluğu, yol yapısı değişiklik gösteriyor.
Pistler her ne kadar Dünya Ralli Şampiyonasındaki resmi parkurların bire bir aktarımı olmasa da, yapımcı pistlerin karakteristiklerini oyunun kavramsal yapısına ters düşmeyecek şekilde yine aktarmayı başarmış. Bu haliyle gerçek ralli heyecanını yaşatabilecek olağanüstü güzellikte pistler oluşturulmuş. Tabi her zaman olduğu gibi 'shakedown' adı verilen ve ralli öncesi test ve hazırlık yapmanız için tasarlanan pistler de oyunda yerini almış. Göze çarpan diğer önemli bir yenilikte yapımcının bu kez pistlere sürpriz tuzaklar da yerleştirmiş olması. Pistlerde genelde beklenmedik yerlerde görülen bu küçük kaya parçaları, çukurlar ve yol yüzeyindeki diğer bozukluklardan mümkün olduğunca aracınızı kollamanız gerekiyor. Aksi takdirde o küçük gibi görünen kaya parçası lastiğinize, süspansiyonunuza daha da ileri gidip aracınızın aksına kadar kayda değer bir hasar verebilir ya da bir anda aracınızı kontrolden çıkarıp sağlam parça bırakmayabilir. Bunun yanında serinin 4. temsilcisine göre parkurların yol genişliklerinde önemli bir daralmanın olduğunu görüyoruz. Yeni parkurların darlığı da yine oyuncuyu hataya zorlayabilecek etkenlerden biri olarak karşımızda duruyor. 'Toprak otobanda ralli mi olur?' gibi yol genişlikleri konusunda olumsuz eleştirilere maruz kaldıktan sonra Codemasters'ın bu çağrılara cevap vermesi gerçekten sevindirici. Yeni haliyle pistler çok daha gerçekçi bir deneyim sunuyor.
Yapımcının yeni eklediği bir diğer özellik ise her pistin hava koşullarının ve günün saatinin artık ayarlanabilmesi. Bu seçenek oyuncular açısından pistlerin oynanış özelliklerini doğrudan etkiliyor. Örneğin yağmurlu hava yol tutuşunu olumsuz etkilerken, bazı parkurlarda karşımıza çıkan fırtına seçeneğinde görüşünüz de olumsuz etkileniyor. Yapımcı açısından baktığımızda ise daha sonra detaylı bir şekilde değineceğimiz kariyer modunda aynı pistleri farklı hava koşullarıyla sunup oyuncuya farklı deneyimler sunmayı mümkün kılıyor. Bu eklenti gerçekçiliği de olumlu yönde etkilediğini söylemek mümkün.
Araç seçeneklerimize gelince burada bir önceki yapıma göre belirgin artış olduğunu söylemek mümkün. Colin McRae Rally 04'teki araç sayısı 23ken, serinin yeni temsilcisi 2005 de bu rakam 34'e ulaşmış. Bu oldukça büyük bir ilerleme, özellikle yapımın türü dikkate alındığında. Sanırım tamamı lisanslı olan araçların listesini vermekte fayda var. Araçlar 4WD, 2WD, Group B, RWD, Super 2WD, 4x4 Offroad, Special ve Classic türlerine dağıtılmış. Bu arada daha da çoğalan araç segmentleri de oldukça dikkat çekici ve her biri kendine özgün farklı deneyimler yaşatmayı başarabilen farklı özniteliklere sahip.
147 GTA Alfetta GTV
Audi Audi A3
Celica GT-Four Celica GT-S
Citroen Saxo Citroen Xsara
Clio V6 Escort Cosworth
Fiesta Concept Ford Focus
Ford RS 200 Freelander
Impreza 22B STI Impreza WRX
Lancer (Evo VIII) Lancia 037
Lancia Delta Lancia Stratos
MG 6R4 MG Sebring
MZ ZR Mini Cooper S
MK1 Escort Nissan Pickup
Peugeot 205 Peugeot 206
Shogun Montero Sierra Cosworth
VW Betle RSI VW Golf GTI
VW Golf R32 VW Polo
Listeye baktığımızda oldukça iddialı bir araç filosuyla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Güncel birçok aracın yanı sıra ralli sporunun tarihinde tartışılmaz yerlere sahip Lancia Delta Integrale gibi efsanevi otomobillerle de oynama şansına sahibiz. Bunun dışında yapımcının bu kez 4WD segmenti dışındaki diğer araçlara da bu kez çok daha özenle eğildiklerini görmek oldukça sevindirici. Ancak Lancer Evo 8, ve VW Golf (2005) gibi güncel araçların yanında Peugeot 307 WRC'yi de görmek güzel olurdu.
Araçları ve pistleri gözden geçirdikten sonra sanırım oyun modlarını gözden geçirebiliriz. Challenge, Championship ve Carreer adları altında üç ana başlıkta toplanan oyun modlarına Online sekmesi de eşlik ediyor. Challenge kısmında, Time Trial, MultiPlay, LAN Play seçeneklerinde bir pist ya da ralliyi oynayabiliyoruz. Time Trial de zamana karşı yarışıp bir önceki rekor dereceyi kırmaya çalışırken, Multiplay sekmesiyle aynı PC'de dört kişiye kadar bölünmüş ekranda (ki dört yetişkinin eli tek klavye ye kesinlikle sığmıyor) ya da sırayla oynamak mümkün. LAN Play de ise ağ ortamını kullanarak 8 kişiye kadar oyunu beraber oynamak mümkün. Championship bölümünde ise önceki yapımda olduğu gibi Colin McRae ile 4WD WRC sınıfındaki araçlarla yarışıyoruz. Burada gördüğümüz önemli bir değişiklik ise, artık araç seçiminin artık tamamen oyuncuya bırakıldığı. Bu tercihte gelen olumsuz eleştirilerin yanı sıra Colin McRae nin artık dünya ralli şampiyonasında yarışmamasının da bir etkisi olduğu söylenebilir.
Kariyer 'Career' modu ise CMR serileri için oldukça yeni bir kavram. Yapımcı bu yeni eklentide oyunculara sıfırdan başlayıp zirveye doğru ilerlenen uzun bir ralli kariyeri vaat ediyor. Bu kısımda 23 ayrı organizasyona katılıp kariyerinizde ilerliyorsunuz. Her bölümün sonunda kariyer puanları kazanıyoruz ve bu puanlarla kariyer ağacının bir üst kısmındaki bölümünü oynamaya hak kazanıyoruz. Bunun yanında bölüm sonlarında araçlar için yeni 'upgrade' seçeneklerini de gerekli testlerde başarılı olarak açıyoruz. Her organizasyonda farklı araçlar ve farklı pistler ve farklı hava koşulları bulunuyor. Ayrıca oyundaki kilitli konumdaki araçları açmak için de kariyer modunda ilerlemek gerekiyor. Gittikçe zorlaşan yapısı ve farklı araçlarla sunduğu ilginç deneyimlerle bu yeni eklentinin oyuna çok şey kattığı tartışmasız bir gerçek. Yapımcı oyunda kilitli konumdaki araçları ve 'upgrade'leri buradan açılmasını sağlayarak bu kısmı yapımın ana omurgası haline getirmiş. Kariyer modunun yanında bir de serininin ilk yapımında gördüğümüz Ralli okulu 'rally school' seçeneğinin olmaması oldukça hayal kırıklığı yaratıyor. Umarız yapımcı eleştirilere kulak verir.
Colin McRae Rally 2005 tek kişilik seçeneklerinin yanı sıra multiplayer seçenekleriyle de beklentileri karşılıyor. Yapım çoklu oyuncu seçeneklerinde yerel ağ desteğinin yanı sıra Gamespy aracılığıyla internet ortamında 8 oyuncuya kadar oynayabilme imkanını da oyunseverlere sunuyor.
Oynanış özellikleri açısından baktığımızda yine küçük düzeltmeler ve yenilikler görmek mümkün. Öncelikle serinin geleneksel fiziksel motorunun bir önceki yapıma göre biraz daha rahatladığını söylemek mümkün. Kullanıcı kontrolleri ve araçların verdikleri tepkiler gerçekte olması gerektiği gibi sunuluyor. Her ne kadar bazı oyuncular serinin 2 yapımından sonra oyunun 'oynanılamaz' bir hal aldığını söylese de yeni yapımın sunduğu oynanılabilirlik özellikleri 'similasyon' türündeki bir 'oyun'da olması gerektiği gibi: oyanılabilirlik özelliklerinden ödün vermeden, en gerçekçi düzeyde hazırlanmış. İşte bu iki önemli denge arasındaki ince çizgiyi Codemasters yine tutturmayı başarmış görünüyor. Rakiplerine göre bu serinin en önemli farkı işte burada yatıyor. Bu yapım ne RalliSport Challenge gibi 'arcade' tarzı, ne de Richard Burns Rally gibi 'similasyon' tarzının uç noktalarında bulunuyor. Bunun yanında diğer tüm yapımlarda olduğu gibi detaylı bir direksiyon desteğiyle gelen yapımın rakiplerinin aksine klavye'de de gayet gerçekçi bir deneyim yaşatmayı başarması gerçekten takdire değer. Belki çok karşılaştırma yapıyorum ama Richard Burns amcanın oyununda bırakın klavyeyi Force Feedback destekli direksiyonlarla bile sıkıntılı anlar yaşandığı türün sevenleri tarafından gayet iyi biliniyor.
Diğer fiziksel öğelere baktığımızda her aracın kendine özel tepkilerinin bulunması, aracınıza eklediğiniz 'upgrade'ler, pistin yüzeyi ve hava durumunun oynanışı doğrudan etkilemesi beklentilerimizi karşılıyor. Ayrıca fiziksel motor üstünlüğünü hasar modellemelerinde de bir kez daha kanıtlamayı başarıyor. Yapımcı bu kez hasar modellemelerini iki ana seçenek halinde kullanıcıya sunmuş. (Normal, Advanced) Normal seçeneğinde standart hasarlanma modellemeleri kullanılırken Advanced sekmesinde ise oyun biraz daha acımasız davranıyor. Bu iki seçenek arasında öyle çok büyük bir farkın olduğunu söylemek açıkçası güç. Ancak oldukça değiştirilen pist yapısı aracı kollamayı gerektiriyor. Yolda görebileceğiniz küçük kayalar, bozuk asfalt yüzeyleri, beklenmedik çukurlar ve su birikintileri yapıma bu açıdan ayrı bir tat katmış. Hasar durumunu ekranımızın sağında bulunan küçük fösterge aracılığıyla gerçek zamanlı olarak takip edebiliyoruz. Yeni yapımda kaza sonucu oluşan hasarlar aracın tüm aksamına dolaylı hasar verebiliyor. Örneğin sert bir kayaya çarptığınızda, çarpışmanın şiddetine göre tampon, motor, radyatör ve hatta akslar ve disklerde bile sorunlar meydana gelebiliyor.
Yeni yapımda yol işaretleri, küçük taşlar gibi cisimlere çaptığımızda onları da hareket ettirebiliyoruz. Örneğin bir yolun kenarındaki küçük yol işaretlerine çarptığımızda hızımıza bağlı olarak işareti yerinden sökebiliyor ya da eğebiliyoruz. Ayrıca bir ağaca çarptığımızda ağacın sallanması ve yapraklarının dökülmesi de yine güzel bir ayrıntı. Bunlara rağmen bazı büyük çalıların geçit vermemesi sinir bozucu kazalara ve hasara neden olabiliyor hala. Yeni yapımda yine birçok parkurda aracınızın tekerleklerini yerden kesebileceğiniz atlama notktaları bulunuyor. Bu kısa uçuşlar fiziksel motorun kendini kanıtlamayı başardığı noktalardan biri. Özellikle inişlerde aracınızdaki süspansiyonun, tekerleklerin zorlandığını hissedebiliyorsunuz.
Yeni yapımdaki kamera seçeneklerimiz de çoğaltılmış. Tampon, kokpit,ön kaput, arkadan yakın ve arkadan geniş olmak üzere 5 kamera açısından kendimiz için en uygun olanını belirleyip kullanmak mümkün. Her kameranın kendine has bir olumlu yönünü bulmak mümkün. Ayrıca yeni yapımda da yarış sonrasında performansımızı izleyebileceğimiz detaylı bir replay seçeneği de yine unutulmamış. Pistteki performansınızı izlerken görsel kalite hakkında daha iyi bir fikir edinebilirsiniz.
Oynanışa dair son olarak vites seçeneklerinden de bahsetmekte yarar var. Bir önceki yapımda olduğu gibi 'Auto','Semi-Auto','Manual' seçeneklerinden oyun stilinize göre en uygununu seçip oynamak mümkün. Ancak oyunda otomatik vites geçişlerinde problemler yaşanabiliyor. Aracınız, durum her ne kadar bir üst vitese müsait olsa da, fren, gaz dengesi iyi ayarlanmadığında alt viteste anlaşılmaz bir şekilde ısrar edebiliyor. Bu yüzden 'Semi Auto' seçeneği de oyunculara sunulmuş. Bu seçenek viteslerin otomatik değiştirilmesini sağlarken, buna aynı zamanda müdahale edebilmenizi de sağlıyor. Böylece biraz önce bahsettiğim sorundan kurtulabilir, ya da sert bir viraj öncesi aracınızı kontrol edebilirsiniz. 'Manual' seçeneği ise bu oyunun guruları için çok daha farklı bir deneyim sunuyor, ancak tek bir pistte bile yüzlerce kez vites değiştirme ihtiyacı duyulabiliyor.
Gelelim teknik detaylarımıza; Öncelikle yapımın görsel kalitesinden bahsetmek gerekiyor. Colin McRae Rally 2005, kendi türünde tartışmasız günümüzün en üst düzey grafik özelliklerini taşıyor. Sayıları daha da çoğalan araçların tasarımları gerçekten takdire değer. Eğer Colin McRae Rally 04'teki araçların görsel kalitesinin benim gibi son nokta olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Yeni yapımdaki araçların görsel kalitesi tek kelimeyle inanılmaz. Kullanılan poligon sayısı o kadar etkileyici ki, Citroen Xsara, ya da Peugeot 206 gibi yumuşak hatlara sahip araçlar bile neredeyse gerçeğiyle bire bir düzeyde başarıyla modellenmiş. Üstelik yapımcının bunu görsel hileler olmaksızın poligonal yapıyla sağlaması oldukça etkileyici. Araç modellemeleri Grand Tourismo serilerini kıskandıracak kadar iyi görünüyor açıkcası. Ancak 50'ye yakın aracın her birinin dış tasarımına gösterilen olağanüstü özen kokpit içerisine de gösterilseydi çok daha iyi olurdu.
Bir dönem çevresel modellemelerde oldukça yetersiz kalması ve araç detaylarıyla bunlar arasında iyi bir dengenin kurulamaması nedeniyle ağır eleştirilere hedef olan yapımcı bu yöndeki eksiklerini giderme yolunda bu kez büyük yol kat etmeyi başarmışa benziyor. Yeni yapımda çevresel tasarıma verilen özen bu kez kendisini açıkça belli ediyor. Ağaç tasarımlarından köprülere, su geçişlerinden, bina tasarımlarına kadar her şey son derece detaylı bir şekilde oluşturulmuş. Ayrıca yapımda gördüğümüz en büyük teknik değişimlerden biri olarak kabul edebileceğimiz 'blur' efekti, oluşturulan görsel temayı tamamlamış. Bu efekt sayesinde yakın alanları net bir biçimde görürken uzaklar buğulu bir görünüme sahip oluyor. Bu sayede yapımcı performans kazanımı elde ederken, aynı zamanda oyuna müthiş bir derinlik hissi vermeyi de başarmış. İlk defa denenen bu sistemin sorunsuz çalışması da yine oldukça iyi.
Yeni yapımda görsel efektlerinde gözden geçirildiğini ve küçük rötuşlar yapıldığını görmek mümkün. Özellikle güneş'in parlama efektlerine yapımcının bu kez oldukça önem verdiğini görmek mümkün. Günün saatlerine göre konumu ve rengi değişen güneş birçok açıdan göz alıcı güzellikte tasarlanmış, öyle ki bazen yol görüşünüzü bile olumsuz etkileyebiliyor. Bu efektin özellikle aracınız güneşe dik bakan bir konumdayken sebebi anlaşılamayan bazı takılma ve yavaşlamalar meydana geliyor. Ancak bu durum az da olsa 1.1 yamasıyla giderilebiliyor. Ayrıca oyunu NOSUN komutuyla başlatmak kaydıyla da yine bu sorundan kurtulmak mümkün. Tabi bu güzel efektten mahrum kalacağınız anlamına geliyor. Yine güneş efektlerine bağlı olarak başarılı parlama ve gölgeleme efektleri de yapımdaki yerini almış durumda. Bunun dışında kar, yağmur gibi efektlerin de yine iyileştirildiğini görmek mümkün. Özellikle kokpit kamerasından yağışlı havlarda araç kullanmanın kesinlikle farklı bir zevk olduğunu belirtmeliyim.
Burada oyunda bir önceki seriden itibaren kullanılmaya başlayan Advanced Particles System adlı teknolojisinden bahsetmekte yarar var. Bu teknoloji özellikle yeni nesil Hyper(Multi) Threading destekli iki mantıksal işlemci olarak çalışma desteği sunan yeni nesil işlemcilere sahip PC'lerde aktif konuma geliyor. Bu sistem sayesinde yağmur ve kar efektleri özellikle belirli pistlerde oldukça fazlalaşıyor. Fırtına altında araç sürmek ilk bakışta çok ilgi çekici olmayabilir ancak sağladığı görsel deneyim tek kelimeyle müthiş. Yağış bazen o kadar etkili bir hal alıyor ki önünüzü görmekte bile güçlük çekiyorsunuz ve temponuz oldukça düşüyor. Özellikle bu halde kokpitten oynamak gerçekten cesaret istiyor. Bunun yanında yapım yine oldukça iyi tozlanma, çamur efekteri de barındırıyor. Yine Avustralya gibi toprak pistlerde arkamızda büyük bir toz bulutu oluşturarak ilerliyoruz. Artık serinin vazgeçilmezleri haline gelen kızaran seramik disk frenler ve egzozdan çıkan alevler de unutulmamış. Ancak su efektleri üzerinde biraz daha çalışılması daha iyi bir sonuç verebilirdi. Ayrıca sis efekti üzerinde de yapımcının artık ciddi bir eğilimle çalışması gerekiyor. Görsel olarak baktığımızda bir bütün olarak yapım yine türünün standartlarını belirlediğini görüyoruz. Bazen sözlü anlatım yetersiz kalabilir. Yandaki ekran görüntülerine göz atmakta fayda var.
Ses altyapısı da en az grafik altyapısı kadar iddialı ve başarılı. Oyun müzik altyapısından çok profesyonel olarak ses düzenleri ve efektleriyle dikkat çekiyor. Kamera açısına göre değişim gösteren altyapı gayet yerinde ve gerçekçi bir deneyim sunuyor. Her aracın motor sesleri kendilerine özel ve gerçeğe uygun tasarlanmış. Tabi oyunda size sadece motor sesleri eşlik etmiyor. Çevresel ses düzenleri, tekerleklerin yol türüne göre çıkardıkları sesler, her şey gayet iyi bir şekilde sunuluyor. Silecek sesleri, yağmurun aracınızın kaportasında çıkartığı tıkırtılardan, egzoz seslerine hatta kaza anında aracınız parçalanırken çıkan gürültülere kadar düşünülebilecek her türlü detay yapıma yansıtılmış. Stereo sistemlerden son teknoloji 8 kanallı ses sistemlerine kadar birçok sisteme destek veren yapım beraberinde güçlü bir EAX çevresel ses düzeni getiriyor. Ayrıca piyasada bulunan EAX Advanced HD 4.0 efektlerini ve 24 bit ses kalitesini destekleyen narin yapımlardan biri Colin McRae Rally 2005. Özellikle bu efekt açıldığında ses deneyiminin kalitesi bir kat daha artıyor. Aracınızın bulunduğu ortama göre değişkenlik gösteren ses yayılma ve yansıma efektleri ve ses ayrımındaki kalite büyük oranda bu yeni standart çerçevesinde gerçekleşiyor. Bu özelliği kullanabilmek için piyasada bu standardı destekleyen tek seri olan Creative Audigy 2 gibi bir ses kartı gerekiyor. Ancak standart EAX destekli bir ses sistemi de oyundan zevk almak için gerekli zemini hazırlıyor.
Gelelim ralli sporunun tartışılmaz gereklerinden biri olan co-pilot yönlendirmelerine. Co-pilot yardımı ralli sporunun ölümcül düzeyde önemli ve vazgeçilmez öğelerinden biridir. Kimi oyuncular her ne kadar bazen gereksiz bulsa da özellikle görüş alanın kısıtlı olduğu dönemeçlerde bunun hayati önemi bu oyuncular tarafından da tecrübe edilerek sanırım anlaşılmıştır. Öncelikle dikkatimizi çeken 04'de navigasyon anlatımından mahrum kaldığımız, birçok otorite tarafından işinin zirvesinde bir co-pilot olarak kabul edilen ünlü Nicky Grist'in yeni yapımda tekrar yan koltuğumuzda oturmaya başlaması. Yol anlatımı gayet profesyonel bir biçimde gerçekleştirilmiş. Bu arada Galli co-pilotun açık ve ayırt edilebilen anlatımı gayet temiz bir kayıtla kaydedilmiş. Sonuçta sınırlı terimleri öğrenmek çok da uzun sürmüyor ve Galli co-pilot açık İngilizcesiyle bunu oldukça kolaylaştırıyor. Ancak parmakla gösterilebilecek kadar az da olsa bazen senkronizasyon hatalarına raslamak mümkün. Bunun dışında ses kayıtlarında yapımcının yol yönergeleri dışında duruma göre değişen tepkiler vermemesi ve sadece düz anlatımla yetinilmesi yapımın eksi yönlerinden biri. Co-pilot'un psikolojik durumunu ifade eden bu tür eklentilerin olmaması, anlatımı tekdüze hale getiriyor. Bir başka açıdan bakıldığında bu tepkisizliğin profesyonelliğin bir parçası olduğunu düşünmek de mümkün. Ancak izlediğim birçok yarışta kaza sonrası gelen sansür beep! seslerinden bu insanların o kadar da vurdumduymaz olmadıklarını anlıyoruz. Sesli anlatıma ayrıca yine her zaman olduğu gibi viraj hakkında bilgi veren ok işaretleri de eşlik ediyor. Sonuç olarak yol anlatımında birkaç pürüz dışında bir sorun görünmüyor.
Oyun içersindeki ayarları yine oldukça şık bir biçimde hazırlanmış ara yüzden yapmak mümkün. Bu seneki tasarım özellikle görmeye değer. Kahverengi � beyaz tonlar üzerine hazırlanmış menü sistemi oldukça sade, ancak bir o kadar da kullanışlı. Ancak oyunun kariyer modunda Car Setup sekmesinde ilginç bir biçimde çökmesi sinir bozucu olabiliyor. İnglizce seçeneğinde gördüğümüz bu sorunun çözümü ise oldukça basit. Detaylı bilgi için herhangi bir arama motorunu kullanarak 'Colin McRae Rally 2005 Car Setup Fix' şeklinde bir arama yaparak gerekli bilgilere ve değişmesi gereken dil dosyasına ulaşabilirsiniz.
Özellikle görsel nitelikleriyle dikkat çeken yapım, detay seviyesinden ödün vermek kaydıyla gayet makul yapılandırılmış sistemlerde bile oynanabiliyor. Ancak oyunun tam detaylarda ve yüksek çözünürlüklerde gerçek bir şahesere dönüştüğünü kabul etmek gerekiyor. Resmi sistem ihtiyaçlarına göre Colin McRae Rally 2005 çalışabilmek için 1Ghz işlemci, 256 mb RAM ve 64 Mb Ati Radeon 8xxx / Nvidia Geforce 3 ve üzeri bir PC gerektiriyor. Ancak entegre ekran kartı çözümleri ve Geforce 4mx serisi maalesef desteklenmiyor. Detaylardan ödün vermeden, akıcı bir oyun için ise minimum sistem ihtiyaçlarının oldukça üstünde bir sistem gerekiyor. Bunun için 2 Ghz ya da üzeri bir işlemci, 512 MB RAM ve fx5700 / Radeon 9600xt gibi alt sınır olarak gözüküyor. Test sistemimiz P4 2.8E, 512 D-DDR, FX5600 128 MB, Audigy 2ZS yapılandırmasına sahipti. Sistemimiz 1024x768 çözünürlükte tam detay seviyesine yapımı akıcı bir biçimde oynamayı başardı. Ancak özellikle araç odaklı dış kamera açılarında zaman zaman bazı yavaşlamalar da yaşadık. Araçlardaki yüksek poligon sayısı ve efekt düzenleri nedeniyle bu kamera seçeneklerinde performans düşüşlerine rastlamak mümkün. Oyuna genel olarak baktığımızda birkaç hata dışında yapımın oldukça stabil olduğunu görüyoruz.
Sonuç olarak, yeni yapımın 7 senelik uzun sayılabilecek bir maziye sahip seriye yeni bir bakış açısı getirdiği söylenebilir. Özellikle oldukça zenginleştirilen pist ve araç seçeneklerine, olağanüstü oynanabilirlik özelliklerine ve yapımın takdire değer ses ve görsel niteliklerine baktığımızda Codemasters'ın yine başarılı bir yapım çıkarmayı başardığını görüyoruz. Her ne kadar ilk bakışta serinin bir önceki temsilcisi CMR 04'ün makyajlanmış versiyonu görüntüsünü verse de derinlere inildikçe ve detaylar ortaya çıktıkça elimizdeki ürünün kalitesi de kendisini belli ediyor. Sonuç olarak özellikle PC platformunda yeni rakiplerini oldukça yorabilecek özelliklere sahip yeni bir klasik oyunla karşı karşıyayız. En azından PC için Colin amca bir kez daha türünün yeni standartlarını belirlemişe benziyor.
Kaynak : Teknoloji Televizyonu