Post Reply 
 
Thread Rating:
  • 0 Votes - 0 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Bilişim Sektöründe Çalışmak ve MCSE Kavramı
03-26-2005, 02:31 PM
Post: #1
 
2000 yılı içinde Türkiye’de satılan bilgisayarların sayısı 650 bin.
2003 yılının ikinci çeyreğinde 50 bin olan toplama pazarı, sadece bu çeyrekte 120 bin adet olarak gerçekleşti.
2004'ün ilk iki çeyrek toplamına bakıldığında toplam 436 bin adet PC satışı yapıldığı görülüyor. Böylelikle ikinci çeyrekte, ilk üç aya göre yüzde 30.6 oranında bir büyüme rakamı gerçekleşmiş durumda.
Buna göre sonbahar ve kış aylarında sektörde yaşanan hareketlilikle birlikte 2004 yılı beklentisinin gerçekleşmesi olası görünüyor. Bilgisayar sektörünün tahmini ise 2004'ü 1 milyon PC satışı ile kapatmaktı.

Bilgisayar satışlarının artması, bilgisayarın giderek daha çok kullanım alanı bulması sonucunda bilişim sektörü günümüzün en gözde sektörü durumuna geliyor. İnsan kaynakları gazetelerinde yer alan eleman ilanlarının büyük bir bölümünü bilişime ilişkin ilanlar oluşturuyorlar. Bu yüzden üniversiteye girişte bilişim dallarında öğrenim veren bölümler tercih ediliyor. Bu bölümlerden mezun olanlar iyi işyerlerinde, iyi ücretlerle çalışma olanağına sahip oluyorlar. Üniversitelerin bu türlü bölümlerinde mezun olmayanlar belli eğitimlerden geçerek bilişim sektöründe yer alabiliyorlar.

Bilişim sektöründe öyle büyük bir insan açığı varki turist olarak gitmek için bile binbir zorluk çıkartan gelişmiş ülkeler bilişim sektöründe çalışanlara özel kolaylıklar sağlıyor. Almanya 65.000 yabancı bilişim çalışanına çalışma vizesi vereceğini açıkladı. ABD’de durum daha da kötü: Oradaki açık yüzbinlerle ölçülüyor ve yabancı çalışanlara kolaylıklar sağlayarak açıklarını kapatmaya çalışıyorlar.

Türkiye’deki rakamlar o kadar yüksek değil. Ancak Kanada'da rakamların gösterdiği ciddi bir bilişim uzmanı açığı var.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çeşitli bilişim firmalarının ürünleri konusunda eğitimler veriliyor. Bu eğitimler sonucunda sektör, eğitimli insan gücü kazanıyor.

Microsoft ürünleri konusunda uzman olmak isteyen kişilerin karşısına, temel olarak, iki seçenek çıkıyor:

1) Sistem Mühendisliği

2) Programcılık


Sistem mühendisliği, var olan programları kullanarak bir kurumun bilişim gereksinimlerinin karşılanmasıdır. Örneğin, bir elektronik posta sunucu programı kullanarak bir kurumun elektronik posta alışverişini sağlayabilirsiniz. Bir web sunucu programı kullanarak kurumun web sitesini oluşturabilirsiniz. Bir veritabanı yönetim sistemini kulllanarak kurumun verilerini yönetebilirsiniz. Bu örneklerin hiçbirinde sistem mühendisi bir program yazmaz. Var olan programları bilgisayarlara kurar, bu programların en iyi şekilde çalışmasını sağlar, hata çıkınca hataları düzeltir.


Programcılık ise yaratıcılık gerektirir. Ya daha önceden benzeri olmadığı için ya da var olan yazılımlar kurumun gereksinimlerini karşılamadığı için, programcı, yeni bir program yaratır.

Programcılık çok yoğun çalışmayı gerektirir, yıpratıcıdır, biraz da genç işidir. Yaş ilerledikçe programcılık insanı daha da zorlar. Bütün iyi programcılar otuz yaşından önce iyi bir şeyler üretmişlerdir.

Sistem mühendisliği programcılığa göre daha az yıpratıcıdır, daha uzun sürelerle yapılabilir.

Genel olarak hem sistem mühendisi hem de programcılık mümkün değildir. Hem iyi programcı hem de iyi sistem mühendisi olanlar da vardır ama bunların sayısı Türkiye’de bir elin parmaklarını geçmez.

Kişilerin bilgi işlem kariyerlerinde önce bu iki değişik seçenekten birisine karar vermeleri gerekir. Ortalama bir kişi, her ikisi için ne para ayırabilir ne de zaman.

Eğer sistem mühendisliği konusunda ilerlemek isterseniz bilginizi MCSE (Microsoft Certified Systems Engineer: Microsoft Sertifikalı Sistem Mühendisi) sertifikası ile kanıtlayabilirsiniz. Bu sertifika dünyanın her yerinde sizin iyi bir sistem mühendisi olduğunuzun göstergesidir. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek daha fazla işveren, bilişim bölümlerine alacakları elemanlarda, MCSE sertifikası aramaktadır.


Kimler MCSE olabilir?

MCSE’liğe ilişkin olarak en sık sorulan sorulardan birisi de kişilerin daha önceden ne tür bir eğitim almış olmalarının gerektiği yönünde oluyor.

MCSE eğitimi için kişilerin daha önce bilgisayar kullanıyor olmaları, belli bir bilgiye sahip olmaları gerekiyor. MCSE eğitimleri çok yoğun geçiyor. Bu yoğunluk içinde katılımcılara farenin nasıl kullanılacağı, klasörün ne olduğu gibi bilgiler öğretilmiyor. Bu ve benzeri temel bilgilerin bilindiği varsayılıyor.

Ama MCSE olmak için bilgisayar mühendisi olmak gerekmiyor. Lise mezunu olmak yeterli.

Bilişim sektöründe çalışmanın gerektirdiği bazı ölçütlerde vardır ki bunlar:

1) Sevgi: Bu sektörde kariyer arzu eden kişinin bilgi işlemi çok sevmesi gerekir. Bu meslek sevilmezse yapılamaz. Çünkü bu sektör başka hiçbir sektörle karşılaştırılmayacak kadar aktif bir sektördür. Bir makina mühendisi arkadaşım mesleklerinin 19. yüzyıldan bu yana çok az değiştiğini söylemişti. Bilişimde böyle bir şey mümkün değildir. Ünlü Moore yasası bir tümleşik devre içine konulabilecek elektronik komponentlerin sayısının her 18 ayda iki katına çıkacağını söyler. Bilişim için de benzer bir şey söylenebilir. Her onsekiz ayda hemen tüm bilgilerimiz eskir, yenilenmesi gerekir. Yani, burada delicesine bir değişim söz konusudur. Sektördeki birçok insanı başka sektörlere geçmekten alıkoyan da bu özelliğidir. Değişim insanı heyacanlandırır, adrenalin düzeyini yükseltir. Sektördeki insanlar bu değişimin bir parçası olarak kalmak isterler. Bilgiler hep güncellenir. Bu kadar hızlı değişen bir sektörde insanlar silah zoruyla çalıştırılamaz. Yalnızca bilgi işlemi sevenler bunu kaldırabilirler.


2) Gayret: Kariyer olarak bilgi işlemi düşünenler çok gayret sarfetmelidirler. İlk olarak şimdiye kadarki bilgi açıklarını kapatmak için, sonra da sürekli değişen bir sektörde bilgilerini hep güncel tutabilmek için.

3) İddia: Bilgi işlem sektörü iddia sektörüdür. Burada insanlar iddialı olmak zorundadır. Bu sektörde çalışanlar, yapılamayacak bir işin, çözülemeyecek bir sorunun olduğunu düşünemezler: Sorun varsa çözüm vardır. Çözümün varlığı tartışılmaz, maliyeti ve süresi tartışılır. Bu sektörde pısırıklığa yer yoktur. Ben bilirim, ben yaparım, ben çözerim diyebilmek gerekir. Bilinmiyorsa öğrenilecektir. Yapılamıyorsa öğrenilecek ve yapılacaktır. Çözülemiyorsa öğrenilecek ve çözülecektir.


Nasıl MCSE Olunur?

MCSE sertifikası almak için yedi adet sınav geçmek gerekir. Bu sınavlar Microsoft’un işletim sistemleri ve diğer ürünleri konusunda sizin bilgi ve becerinizi ölçerler.

Sınavların ilkini geçtiğinizde bir Microsoft Sertifikalı Profesyoneli (Microsoft Certified Professional, kısaca MCP) olacaksınız.

Sınavlara kendi başınıza çalışarak girebilirsiniz. Bu konuda yazılmış bazı kitapları alırsınız, evinizdeki bilgisayarda denemeler yaparsınız ve kendinizden emin olduğunuzda sınavlara girersiniz.

Veya yetkili Microsoft eğitim merkezlerinden birisinden kurs alabilirsiniz.

Teknoloji Magazin

forum.teknomag.com / sozluk.teknomag.com
Visit this user's website Find all posts by this user
Quote this message in a reply
08-05-2006, 07:20 PM
Post: #2
RE: Bilişim Sektöründe Çalışmak ve MCSE Kavramı
helal iyi bir çalışma olmuş tebrikler
Find all posts by this user
Quote this message in a reply
Post Reply 


Forum Jump:


Contact Us | TeknoMag | Return to Top | Return to Content | Lite (Archive) Mode | RSS Syndication